|
|
Yıllık Enflasyon 57 Ay Sonra %30'un Altında
2026 yılının Eylül ayında TÜFE %2,3 olan konsensüs beklentilerin altında %1,84 oranında artış gösterirken, yıllık bazda Ağustos ayındaki %31,51 seviyesinden Eylül ayında %29,73 seviyesine geriledi. Bizim beklentimiz Eylül ayında enflasyonun aylık bazda %2 olması yönündeydi. Çekirdek enflasyon ise yıllık bazda %28,86’dan %28,7’ye geriledi.
TÜFE tarafında aylık bazda en fazla artış %14,19 ile eğitim, %3,98 ile giyim ve ayakkabı ve %3,4 ile sigorta ve finansa hizmetlerde gerçekleşti. Gıda ve alkolsüz içecekler aylık bazda %-0,20 olarak açıklandı. TÜFE ana harcama grupları incelendiğinde, yıllık bazda en yüksek ağırlığa sahip harcama gruplarında fiyat artışları; gıda ve alkolsüz içeceklerde %48,62 ile eğitim, %43,26 ile sağlık, %39,99 ile konut tarafında gerçekleşti.
Eğitim grubundaki yüksek artışta yeni eğitim – öğretim yılının başlamasıyla birlikte özel okul, kurs, servis ve benzeri eğitim hizmetlerinde dönemsel olarak gerçekleştirilen fiyat güncellemeleri belirleyici oldu. Giyim ve ayakkabı grubunda ise mevsimsel geçişle birlikte yeni sezon ürünlerinin fiyatlamaya dahil olması aylık fiyat artışını destekledi. Sigorta ve finansal hizmetler tarafındaki yükseliş de hizmet fiyatlarında devam eden maliyet ve fiyatlama baskılarının bir yansıması olarak öne çıktı.
Öte yandan, Eylül ayında enflasyon görünümünü aşağı yönlü sınırlayan önemli unsurlardan biri gıda ve alkolsüz içecekler grubundaki %0,20’lik düşüş oldu. Bu gelişmede özellikle taze sebze ve meyve fiyatlarındaki mevsimsel arz koşullarına bağlı gerileme etkili olurken, gıda grubunun manşet enflasyona yaptığı katkının önceki aylara kıyasla daha sınırlı kalmasını sağladı. Dolayısıyla Eylül enflasyonunda eğitim ve hizmet kalemleri kaynaklı belirgin fiyat artışlarına karşın, taze sebze ve meyve fiyatlarındaki düşüşün desteğiyle gıda grubunun negatif katkı vermesi, aylık enflasyon üzerindeki yukarı yönlü baskıyı kısmen dengeledi.
Genel olarak değerlendirildiğinde, Eylül ayı enflasyonunda hizmet ve eğitim kalemleri ön plana çıkarken, gıda tarafında mevsimsel etkilerin desteğiyle daha olumlu bir görünüm izlendi. Bu tablo, aylık enflasyon dinamiklerinde mal gruplarından ziyade hizmet kalemlerinin ve dönemsel fiyat ayarlamalarının daha belirleyici hale geldiğine işaret ediyor.
ÜFE ise aylık bazda %2,07 oranında artış gösterirken, yıllık artış bir önceki aydaki %27,95 seviyesinden Eylül ayında %27,38’e geriledi. ÜFE tarafında aylık bazda sektörlere göre bakıldığından en fazla artış %16,05 ile tütün ürünlerinde, %13,25 ile kok ve rafine petrol ürünlerinde, %7,44 ile kömür ve linyitte gerçekleşti. Eylül ayında ÜFE’de ham petrol ve doğal gaz %9,44 geriledi.
Enflasyon, para politikasının seyri açısından temel belirleyici olmaya devam ederken, son dönemde gündeme gelen haber akışları da finansal koşullar ve para politikası aktarım mekanizması açısından yakından takip edilmesi önümüzdeki dönemde yakından izlenecek bir başlık olarak öne çıkıyor. Yaşanan gelişmelerin yatırımcı güveni, likidite koşulları ve varlık fiyatlamaları üzerinde yaratabileceği etkiler, finansal koşulların para politikasına verdiği tepkinin önemini artırmakta. Bu nedenle, TCMB’nin enflasyonla mücadele kapsamında faiz ve likidite politikaları üzerinden oluşturduğu sıkı finansal koşulların yanı sıra, gelişmelerin finansal istikrar ve beklentiler kanalıyla para politikasının etkinliğini nasıl etkilediği de yıl sonu politika faizi beklentimiz %35. Mevcut gelişmeler çerçevesinde yıl sonu politika faizi beklentimizi %35 seviyesinde koruyoruz. Ekim ve Aralık aylarında 100’er baz puan indirim bekliyoruz. Bununla birlikte, yılın geri kalanındaki faiz patikasının yalnızca aylık enflasyon gerçekleşmelerinden ziyade enflasyonun ana eğilimi, beklentiler, iç talep koşulları ve özellikle enerji fiyatlarının seyri tarafından belirleneceğini düşünüyoruz.
|